Sağ salim gittik ve döndük. Tur toplam 10 gün sürdü. Tahmin ettiğimiz gibi en güney uca inemedik. Zaman kalmadı. Zaten çok da zorlamadık. Onun yerine iki gün boyunca toprak, kum ve taşların arasinda teker döndürmeyi tercih ettik. Biraz da yollar hakkındaki belirsizlikler sebep oldu buna. Bizim klasmanımızdaki motorsikletlerle 70-80 kilometre toprak yol yapmak zorlayıcı oldu. Hem fiziksel olarak, hem de motorlar açısından. İkinci gün kuma saplanıp düşünce Burhan'ın windscreen kırıldı. 7. günde benim windscreen "sarsıntıdan" çatladı. 8. günde Bintuğ'a çarpmak üzereyken düşmeyi tercih ettim. Arkamdan gelen Burhan'da beni yerde görünce düşmeyi tercih etti. (Ne kadar iyi insanlarız!) Bende bilimum çizik ve eğilmiş bir crash-bar mevcut. Burhan'ın sis farı kırıldı. Ertesi gün washboard üzerinden hızlı gitmeye dayanamayan BMW süspansyonu hidrolik işemeye başladı. Tamamen boşalması 5 dakika sürdü. Yani sizin anlayacağınız en çok Burhan ve ben eğlendik. Bintuğ bütün yol boyunca sadece iki tane vida kaybettiği için biraz mahsun.
Amerika sınırına yakın kuzey kasabalarına pislik bulaşmış. Ama bu pislik iki günlük mesafede hemen yok oluyor. Uyuşturucu, içki ve kadın peşinde koşan, tatilde olduğu için bütün sorumluluklarından ve insaniyetten muaf olduğunu zanneden gringo takımı Pazartesi günü işe dönmek zorunda neyse ki... Giderken Tijuana'da, dönüşte de Mexicali'de çok zaman geçirmedik. Ama yine de asabımızı bozmaya yetti.
Geri kalan Baja'nın insanları bizi çok etkiledi. Güneye indikçe insanların kültür ve eğitim seviyesinden etkilendik. Birçok durumda minnet duyduk, defalarca teşekkür ettik. Meksika hakkında gözümüzü korkutan insanların anlattıklarının hepsi boş çıktı. Kesinlikle hiçbir noktada kimseden zarar görmedik. Viscaino'da otel sahibi, mimar ve aşçı ile birlikte içtiğimiz tekilanın arkasından Bintuğ ve Burhan'ın hasta olmasını saymıyorum. Sanırım ikisi de Türklerin ne kadar Tekila içebileceğini ispatlamaya çalışıyordu. O gün Okey'e dördüncü Martin adli bir motorcu da katılmıştı gruba. Honduras'a gidiyormuş. 2008 KLR 650. Neyse ki adamcağız gece erkenden yatmaya gitti. Sonradan ögrendiğimiz kadarıyla alkolikmiş. Tedavi görüyormuş. Ucuz kurtardı yani.
Anlatacak çok şey var. Ama bir resim bin kelimeye bedeldir diye işin içinden kurtulmayı tercih ediyorum. Yanda bir slideshow linki ekledim. 200 fotoğraf seçtim. Bu fotoğrafların geotagging'ini de elimden geldiğince yapıp map üzerine yerleştirdim. Maalesef fotoğraf makinalarımızın bazıları düzgün tarih ve saat tutmamış. Bazı hatalar var ama genel olarak doğru.
Bu tur bize çok şey ögretti arkadaşlar. Deneyimlerimizi paylaşmak adına bu blogda birkaç yeni post açacağım. Stay tuned.
1 comment:
Ne kadar iyi insanlarız kısmına çok güldüm:) Umarım motorlardaki sıyrıklardan sizde hiç yoktur, bir şey olmamıştır. Güzel gezmişsiniz ellerinize sağlık.
Post a Comment